…
-Beni gözünde büyütüyor olamaz mısın peki?
İlkokulda okumayı, yazmayı ve dört işlemi öğrendi. Embesil olmadığı için karnesinde zayıfları olması rağmen ortaokuldan mezun oldu. Lisede haytalıktan bulduğu vakitlerde biraz ders çalışarak biraz kopya çekerek liseyi de bitirdi. İlk iki yıl lisans tercihi yapabilecek kadar puan bile alamamasına rağmen yılmadı, hasbelkader bir lisans bölümüne yerleşti. Artık üniversiteli özgür bir genç olmanın rahatlığı ilk sene okula ara sıra uğradı. Dördüncü senenin sonunda evden gelen “ne zaman bitiyor okul ?” sorularından bıktığı için biraz ders çalışmaya karar verdi. 3 yıl uzatarak da olsa sonunda üniversiteden mezun olabildi.
Her ilde mantar gibi çoğalan ve nasıl eğitim verdiği malum üniversiteler sayesinde, günümüzde üniversiteden mezun olmayı başarmış ortalama bir “işsiz” gencin hikayesini okudunuz.
Mühendis, iktisatçı, muhasebeci, biyolog, kimyacı, sosyolog vs. vs. pek çok gencin ortak hikayesi.
E, öğretmen adayı kardeşim, sen sırf ortalama zeka sahibi birinin 2 ay çalışmayla yeterli puanı alabileceği KPSS’ye girdin diye oturup atanmayı beklersen, kusura bakma da daha çok beklersin. Ha, seçim vaadi olarak hükümet fazla atama yapar, sözleşmeli olarak iş bulursun. Bir sonraki seçim öncesi hükümet sözleşmeli öğretmenleri kadrolu yapar, işini sağlama alırsın ama hayatın boyu vasat biri olarak kalırsın.
Böyle bir hikayen yoksa ve/veya oturup atanmayı beklemek yerine kendini geliştirmek için çaba harcıyorsan zaten kendine bir hayat çizersin ve tırnaklarınla kazıyarak hayalindeki işe kavuşurun.
Son söz: “Atama Bekleyen Öğretmenler”, Oturup Beklemeye Devam Edin !!!
Çünkü, binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.
(Kaynak: vitrindekiturta)
“hiç kimse kimliğindeki kadar çirkin,facebooktaki kadar mutlu,twitterdaki kadar komik ve msndeki kadar meşgul değildir”